· Gezi
Sırbistan
Bosna’dan sonra Sırbistan’ın başkenti Belgrad’a geçtik. Burası daha önce gittiğimiz ülkelere göre biraz daha gelişmiş ve daha avrupai görünen bir ülkeydi. İlk gün genel olarak Belgrad ve Sırbistan’dan memnun kaldık.
Burada ünlü ve tarihi mekanları gezdik, gördük, en çok hoşuma giden de Nikola Tesla müzesiydi. Eğer vaktiniz varsa buraya kesin gidin derim. Ancak online veya önceden bilet alamıyorsunuz, kapısına gidip sıraya girmeniz gerekiyor ama en az 1 saat öncesinden sıraya girmenizi tavsiye ederim çünkü çok talep alıyor ve sıra hızlıca doluyor. İçeride bir sunumdan sonra Tesla kulesini deneyimleme şansınız oluyor ve kablosuz şekilde elektrik iletimini görebiliyorsunuz. Böyle bir deneyim yaşamak çok özel ve güzeldi.
Belgrad’da çok fazla ırkçı bakışa maruz kaldık. Hatta dönmeden 1 gün önce kiraladığımız aracın yanındaki aracın camlarını kırmışlardı, sabah bağırış seslerine uyandık ve yandaki araç da kiralıktı, biraz olayı uzaktan izledikten sonra tamamen ırkçılık kaynaklı bir saldırı olduğunu farkettik. Turistler polis çağırmasına rağmen, polisin geldiğini görmedim.
Bu olaydan önceki gün gayet sessiz ve normal bir şekilde otele doğru dönerken, camdan ayaklarımızın dibine bir cam şişe düştü. İlk başta yanlışlıkla olduğunu düşündük çünkü balkonda oturan bir çok insan vardı. Birisi elinden düşürdü herhalde dedik. Fakat aynı günün akşamı aracı park etmeye çalıştığım sırada, eşim arabanın arkasına bakarak bana yardımcı olmaya çalışırken (aracın geri görüş kamerası yoktu) ayağının dibine bir cam şişe fırlatıldı. Bu sefer direkt çok yakınına düştü ve kasıtlı bir şekilde yapıldığı belliydi, şişenin fırlatıldığı yere doğru baktığımızda hiç kimseyi göremedik, şişeyi fırlatıp kaçmıştı.
Sırbistan’da bu yüzden pek iyi bir deneyim yaşadığımızı söyleyemeyeceğim. Kılık kıyafetimize göre bizi yargılayan çok fazla insan olduğunu maalesef deneyimledik. Halbuki gece hayatı ile ünlü olan bu ülkeyi biz önyargısız ve hoşgörüyle karşılamışken, 2025 yılında hala kendisini geliştiremeyip ırkçılık yapanlar adına üzüldüm.